EMDR Terapisi Nedir? Travma Tedavisinde EMDR Yönteminin Rolü
EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing — göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme), rahatsız edici bir anı zihinde canlı tutulurken aynı anda dikkat gerektiren bir görev yapılmasına dayanan, sekiz aşamalı ve elkitabına bağlı bir psikoterapi yöntemidir. Hedefi, anının hatırlandığında ürettiği duygusal ve bedensel rahatsızlığın azalmasıdır. Çıkış noktası ABD'li psikolog Francine Shapiro'nun 1987'deki bir gözlemi; ilk kontrollü çalışması 1989'da Journal of Traumatic Stress'te yayımlandı.
EMDR'nin travma sonrası stres bozukluğundaki (TSSB) etkinliği otuzu aşkın randomize kontrollü çalışmayla desteklendi; Dünya Sağlık Örgütü (2013), NICE (2018, NG116) ve ISTSS (2018) kılavuzları EMDR'yi TSSB'de birinci basamak tedaviler arasında sayıyor. Sürecin bir danışanla nasıl yürüdüğü EMDR terapisinin uygulandığı klinik çerçeve sayfasında ayrıca anlatılıyor.
EMDR neyi hedefliyor? Anıdan alarma uzanan zincir
EMDR'nin çalıştığı şey tek başına bir anı olmuyor: anının kişide bıraktığı olumsuz inanç ve o inancın tetiklediği alarm tepkisi oluyor. Zincir dört halkadan geçiyor.
Olumsuz inanç. Zorlayıcı bir yaşantının ardından kişide kendisi hakkında bir inanç yerleşebiliyor — "yetersizim", "suçluyum" gibi. Bu inancın belirleyici özelliği gerçeklikten bağımsız çalışması: kişi ne kadar yeterli olursa olsun yetersiz hissedebiliyor, ne kadar suçsuz olursa olsun suçlu hissedebiliyor.
İnancın tehlike sinyaline dönüşmesi. Bir yerden sonra o inancın hissedildiği her an, kişinin kendini tehlikede hissettiği bir an oluyor.
Alarm. Tehlike algılandığında devreye giren yerleşik bir savunma dizisi var: önce uyarılma yükseliyor, ardından kaçma ya da savaşma tepkisi geliyor, ikisi de mümkün görünmediğinde donma ortaya çıkıyor. Kozlowska ve arkadaşlarının 2015'te Harvard Review of Psychiatry'de yayımladığı derleme bu diziyi savunma basamakları (defense cascade) olarak tarif ediyor; her basamağın amigdala, hipotalamus, periakuaduktal gri madde ve otonom çekirdeklerden geçen ayrı bir sinirsel örüntüsü var. Dizinin çalışması bir arıza olmuyor: tehlike gerçekten varken tam da olması gereken şey. Klinik olarak üzerinde çalışılan yer, alarmın eşiğinin düşmesi.
Bu anlatım çerçevesinin adı polivagal teori; Stephen Porges'in geliştirdiği modelden geliyor ve klinik pratikte yaygın olarak kullanılıyor. Teorinin nörofizyolojik öncülleri akademik tartışmaya açık — Paul Grossman'ın 2023 tarihli çalışması beş temel öncülü de sorguluyor. Buradaki tarifin dayandığı savunma basamakları literatürü ise bu tartışmadan bağımsız duruyor.
EMDR'nin girdiği yer. Olumsuz inanç, EMDR standart protokolünün resmî bir bileşeni: üçüncü aşamada hedef anıyla birlikte saptanıyor ve karşısına istenen olumlu inanç konuyor. Yani EMDR anıyı, o anının beslediği inanç üzerinden hedefliyor.
"Yetersizim" inancı neye benziyor?
En sık karşılaşılan olumsuz inançlardan biri "yetersizim" oluyor. İnancın gerçeklikten bağımsız çalıştığını gösteren, klinik dışından anlaşılır bir örnek var: vücut geliştirmeyle uğraşan bir kişi ulaştığı noktadan bağımsız olarak hep bir eksik buluyor — omzun daha gelişmesi, şu bölgenin kas kütlesinin artması gerekiyor. Yeterlilik ölçülebilir biçimde artıyor, ama yeterli hissetme gelmiyor.
Aynı örüntü mükemmeliyetçilikte de görülüyor: ne kadar çabalanırsa çabalansın sonuç yeterli sayılmıyor, ve çaba büyüdükçe yetersizlik duygusu daha yoğun yaşanıyor. Ayrı yazılarda: mükemmeliyetçilik ile yüksek standart ayrımı ve "yetersizim" olumsuz inancı.
Kaygı ve çökkünlük aynı alarmın iki yönü olabiliyor mu?
Alarmın hangi basamakta durduğu, dışarıdan çok farklı iki tablo üretiyor. Kaçma ya da savaşma tarafında beden harekete hazırlanıyor. Kozlowska ve arkadaşlarının aktardığı fizyoloji şöyle: sempatik sistem devreye giriyor, kalp hızı ve kalp debisi artıyor, damar direnci kanın kaslara ve beyne gitmesini artırıyor, böbrek üstü bezinden dolaşıma katekolaminler salınıyor, solunum hızlanıyor. Yaşanan şey çarpıntı, hızlı nefes, terleme ve panik duygusu oluyor.
Donma tarafında tersi bir örüntü çalışıyor: kalp hızı düşüyor, kas tonusu azalıyor, bedeni yavaşlatan ve ağrı algısını körelten iç salgılar devreye giriyor. Görünen tablo yavaşlama, geri çekilme ve isteksizlik oluyor.
İki tablonun aynı alarmın iki ucu olarak okunması bir klinik çerçeve; kaygı ve çökkünlük tanılarının bu basamaklarla birebir eşleştiğini gösteren yerleşik bir bulgu yok. Çerçevenin değeri şu: aynı kişide hem kaygılı hem çökkün dönemler bulunması, iki ayrı sorun yerine tek bir alarmın iki yanıtı olarak ele alınabiliyor.
"Travma" demek için deprem ya da kaza gerekiyor mu?
Hayır. Belirleyici olan olayın dışarıdan ölçülen büyüklüğü olmuyor; o anda ne hissedildiği ve yaşantının kişide bıraktığı inanç oluyor. Deprem, sel ya da trafik kazası bu tanıma giriyor, ama tanım onlarla sınırlı kalmıyor: hiç böyle bir olay yaşamamış ama "yetersizim" inancı taşıyan bir kişi de EMDR'nin çalıştığı malzemeye sahip oluyor.
Klinik çalışmada bu ölçüt somut bir örnekle kapatılıyor: sınıfta bir öğretmenin çocuğun kafasına silgi atması da bu kapsamda ele alınıyor. Örneğin işlevi tanımı genişletmek olmuyor; kişinin kendi yaşantısını "yeterince büyük değil" diyerek kapının dışında bırakmasının önüne geçmek oluyor.
Araştırma da aynı yöne bakıyor: Mol ve arkadaşlarının 2005'te British Journal of Psychiatry'de yayımladığı toplum örneklemli çalışma, ilişki sorunları ya da iş ve okul kaynaklı zorluklar gibi travmatik sayılmayan yaşam olaylarının travmatik olaylardan daha fazla travma sonrası stres belirtisi üretebildiğini bildiriyor. Francine Shapiro'nun 2014 tarihli derlemesi de, tanı ölçütlerini karşılamayan sıkıntılı yaşantılarda EMDR'nin etkinliğini gösteren iki randomize kontrollü çalışmaya işaret ediyor. Alanda bu ayrım için "büyük T" ve "küçük t" kısaltmaları yaygın kullanılıyor; bir inancı kuran yaşantılar yıllara yayılmış bir birikim olabiliyor. Travma ve travma sonrası stres bozukluğu ayrımı ile EMDR ile panik atak çalışması ayrı yazılarda ele alınıyor.
EMDR anıyı siliyor mu?
Unutmak değil, duyarsızlaştırmak. EMDR'nin hedefi anıyı ortadan kaldırmak olmuyor; anı hatırlanmaya devam ediyor. Değişmesi hedeflenen şey, o anının beslediği inanç ve onunla birlikte gelen alarm tepkisi. Protokolde rahatsızlık düzeyi danışanın kendi bildirdiği 0–10 arası bir ölçekle izleniyor; bir seansın hedef durumu, rahatsızlığın en aza inmesi ve istenen olumlu inancın inandırıcılığının artması olarak tanımlanıyor. Anının içeriği yerinde kalıyor.
EMDR nasıl çalışıyor? Çalışma belleği yükü ne demek?
EMDR'nin etkisini bugün en tutarlı biçimde açıklayan model, Alan Baddeley'nin çalışma belleği modelinden türeyen çalışma belleği yükü (working memory taxation) kuramıdır. Önermesi şu: çalışma belleği aynı anda birden çok işi yürütebiliyor, ama her alanının kapasitesi sınırlı. Rahatsız edici bir anı görsel-uzamsal çalışma belleğini doldurmuşken aynı anda zorlayıcı bir görsel-uzamsal görev yapıldığında — terapistin hızla hareket eden parmaklarının gözle takibi gibi — iki iş aynı kaynak için yarışıyor. Anı o an daha soluk hatırlanıyor, ve uzun süreli belleğe bu zayıflamış hâliyle geri yerleşiyor.
İki bulgu mekanizmanın nasıl anlaşıldığını doğrudan etkiliyor. Birincisi: göz hareketinin iki yanlı olması gerekmiyor — dikey göz hareketleri de, hiç göz hareketi içermeyen zorlayıcı görevler de benzer etki üretiyor. İkincisi: etki yükün derecesine bağlı görünüyor ve ilişki doğrusal tarif ediliyor. Nörobiyoloji de destekliyor: çalışma belleğini zorlamak, alarmın merkezinde duran amigdalanın etkinliğini dozla ilişkili biçimde baskılıyor.
EMDR'nin sekiz aşaması neler, süreç nasıl ilerliyor?
EMDR standart protokolü sekiz sabit aşamadan oluşuyor. Aşamalar, de Jongh, de Roos ve El-Leithy'nin 2024'te Journal of Traumatic Stress'te yayımlanan derlemesinde şöyle tanımlanıyor:
1. Danışan öyküsü ve tedavi planlaması. Belirtiler ve öykü toplanıyor, vaka formülasyonu ve tedavi planı kuruluyor.
2. Hazırlık. Terapötik ilişki kuruluyor, bilgilendirme yapılıyor, duygu düzenleme becerileri ve kaynaklar ele alınıyor.
3. Değerlendirme. Hedef anı belirleniyor; anının en rahatsız edici görüntüsü, eşlik eden olumsuz inanç, istenen olumlu inanç ve bedensel duyumlar saptanıyor.
4. Duyarsızlaştırma. Hedef anı, çalışma belleğini zorlayan bir çift dikkat göreviyle işleniyor.
5. Yerleştirme. Olumsuz inancın karşısındaki olumlu inanç güçlendiriliyor.
6. Beden taraması. Anıyla ilişkili kalan bedensel duyumlar taranıyor.
7. Kapanış. Prosedür sonlandırılıyor, izlem düzenlemeleri yapılıyor.
8. Yeniden değerlendirme. Sonraki görüşmenin başında önceki seansın etkisi değerlendiriliyor.
Üçüncü ve beşinci aşamalar, yukarıdaki zincirin protokoldeki karşılığı. Dördüncü aşamada seans setler hâlinde ilerliyor; her setin ardından terapist kendiliğinden ne belirdiğini soruyor. Bir seans genellikle 60–90 dakika.
Sürecin uzunluğu bir sayıyla verilemiyor. Kaç seans gerekeceği hedef anı sayısına, tablonun karmaşıklığına ve sürecin seyrine bağlı olarak değişiyor, ve klinik değerlendirmeyle belirleniyor.
Duyarsızlaştırmaya gelene kadar ne yapılıyor?
Sekiz aşama bir seansın içindeki sırayı tarif ediyor. İşlemeye gelene kadar ise bir giriş fazı yürüyor, ve o faz sürecin geri kalanında geri dönülen çerçeveyi kuruyor.
İlk görüşme kişinin niçin geldiğini ve ne istediğini dinlemekle açılıyor. Ardından alarm sistemi anlatımı baştan sona veriliyor — tehlike algısında devreye giren tepkiden, eşiği kaydıran olumsuz inanca kadar. Anlatımın sonunda EMDR'nin bu zincirin neresinde durduğuna dair kısa bir açıklama ekleniyor.
İkinci görüşme hayat hikâyesine ayrılıyor. Öykünün sırasında ya da sonrasında kişinin olumsuz inancı adlandırılıyor ve ilk görüşmede kurulan çerçeveye geri bağlanıyor. Psikoeğitim böylece tek seferlik bir blok olmaktan çıkıp geri dönülen bir referansa dönüşüyor.
Anı toplama öykünün tamamlandığı görüşmenin ardından geliyor. Yaşam alanları — ev, okul, ilişkiler, iş — tek tek taranıyor; her alandan birkaç anı ve bugünkü tetikleyiciler çıkarılıyor, ve hedef listesi rahatsızlık derecesiyle birlikte kuruluyor.
Duyarsızlaştırma bu listeyle yürüyor. Aynı dönemde gündelik hat da açılıyor: inancın hafta içinde nerede devreye girdiğinin takibi, kademeli davranışsal egzersizler ve stabilizasyon çalışmaları işlemeyle paralel ilerliyor. Elli dakikalık bir görüşmenin yaklaşık yirmi–yirmi beş dakikası bu hatta ayrılıyor, kalanı işlemeye. Bölünme varsayılan hâl; görüşmenin tamamının işlemeye ayrıldığı seanslar da oluyor.
Sürecin her aşaması başlamadan önce duyuruluyor: bir sonraki görüşmenin öyküye, ondan sonrakinin anı toplamaya ayrılacağı önceden söyleniyor. Böylece kişi her adımda nerede olduğunu ve nereye gidildiğini biliyor.
Beklenen sonuç şöyle tarif ediliyor: anılara duyarsızlaşıldığında orada tetiklenecek bir şey kalmadığı için, gündelik hayatta da alarmın daha seyrek ve daha düşük düzeyde çalması bekleniyor.
EMDR ile bilişsel davranışçı terapi birlikte nasıl çalışıyor?
İki yöntem alarmın iki ayrı yerine bakıyor. EMDR, alarmın eşiğini düşüren anıların ve onlara bağlı olumsuz inancın işlenmesini hedefliyor. Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ise alarm çaldığında gündelik hayatta ne olacağını çalışıyor: davranışsal egzersizler, stabilizasyon çalışmaları ve günlük düşüncelerin ele alınması bu tarafta duruyor. Stabilizasyon çalışmalarının EMDR ile de bağı var — standart protokolün hazırlık aşaması aynı beceri ve kaynakları içeriyor, ve işlevi uyarılmanın yükseldiği anda kişinin oradan çıkabilmesini kolaylaştırmak.
Karşılaştırmalı araştırmalarda iki yöntem benzer sonuçlar veriyor ve ikisi de birinci basamak sayılıyor. Hangi bileşimin uygun olduğu klinik değerlendirmeyle belirleniyor.
EMDR neden protokole bağlı bir yöntem?
EMDR'yi diğer psikoterapi yöntemlerinin çoğundan ayıran özelliklerden biri, yüksek düzeyde protokole bağlı olması: prosedür dünyanın her yerinde birebir aynı biçimde uygulanacak şekilde öğretiliyor. Sonucu iki yönlü — yöntem yaygınlaşabiliyor ve etkisi araştırmayla sınanabiliyor.
Protokolün nasıl uygulandığı sonuçla ilişkili bulunuyor. Louise Maxfield ve Lee Hyer'in 2002'de Journal of Clinical Psychology'de yayımladığı meta-analiz, standart protokolün doğru uygulanmasıyla tedavi sonucu arasında doğrudan bir ilişki bildirdi; Ad de Jongh ve arkadaşları 2024 tarihli derlemelerinde protokole sıkı bağlılığın kritik sayıldığını yazıyorlar. Pratik karşılığı şu: protokolün hangi aşamada ne sorduğu, hangi sırayla ilerlediği ve ne zaman durduğu yöntemin kendisi. Bu yüzden EMDR eğitimi akredite bir yapıya bağlı — EMDR Europe'un temel eğitimi 52 saatlik ders, uygulama ve asgari saat ile danışan sayısına bağlanmış süpervizyon gerektiriyor.
EMDR 2.0 nedir? Klasik protokolden farkı ne?
EMDR 2.0, klasik EMDR protokolünün çalışma belleği kuramına dayanılarak uyarlanmış bir biçimi. Suzy Matthijssen, Ad de Jongh ve arkadaşları geliştirdi; ilk deneysel karşılaştırması 2021'de yayımlandı. Çıkış noktası, çalışma belleği yükünün derecesiyle etkinin derecesi arasındaki doğrusal ilişki: yük artırılabiliyorsa işlem daha verimli olabilir. Farkı üç yerde toplanıyor:
- Motivasyon. Danışana yöntemin çalışma mekanizması açıkça anlatılıyor, böylece anıyı çalışma belleğine getirme işine etkin biçimde katılıyor.
- Aktivasyon. Anı daha güçlü etkinleştiriliyor; görsel içeriğin yanı sıra işitsel, dokunsal ve kokusal bileşenleri de dahil ediliyor.
- Duyarsızlaştırma. Çalışma belleği, değişen ve giderek zorlaşan görevlerle yükleniyor: çok hızlı, çapraz ya da karmaşık şekiller çizen göz hareketleri; sözcükleri tersten heceleme; alfabeyi geriye sayma; şarkı söyleme; karmaşık ritim vurma. Görev, anının hangi duyusal kanalda güçlü olduğuna göre seçilebiliyor.
Kanıt durumu ayrı tutulmayı gerektiriyor. Matthijssen ve arkadaşlarının 2021'de European Journal of Psychotraumatology'de yayımladığı çalışma, 62 kişilik klinik olmayan bir örneklemde iki yöntemi karşılaştırdı ve anının duygusallığındaki ve canlılığındaki azalma bakımından anlamlı fark bulmadı. Fark verimlilik tarafında görüldü: aynı azalmaya ulaşmak için gereken set sayısı EMDR 2.0 grubunda daha düşüktü (ortalama 9,03'e karşı 12,90). Bulgu üstün etkinlik yönünde bir kanıt olarak okunmuyor; daha az adımla aynı noktaya ulaşma yönünde bir gösterge olarak okunuyor.
PTSD tanısı almış hastalardaki karşılaştırma hâlâ bekleniyor: bunu sınayan ENHANCE çalışmasının protokolü 2023'te Frontiers in Psychiatry'de yayımlandı, sonuçları bu yazının hazırlandığı tarihte yayımlanmış görünmüyor. Türkiye'den de bir çalışma var — Yasar ve arkadaşları (2025), trafik kazası yaşamış 30 kişide çevrimiçi EMDR 2.0 grup protokolünü karşılaştırdı ve kaygı, stres ve kaçınma ölçümlerinde anlamlı iyileşme bildirdi; katılımcılarda klinik PTSD tanısı aranmadı. Özetle EMDR 2.0'ın dayandığı mekanizma iyi çalışılmış durumda; klinik popülasyondaki performansı araştırma aşamasında.
Sıkça sorulan sorular
EMDR sadece büyük travmalara mı yapılır?
Hayır. Bir yaşantının travmatik sayılmasını belirleyen şey olayın büyüklüğü olmuyor, o anda ne hissedildiği ve kişide bıraktığı inanç oluyor. EMDR'nin hedefi işlenmemiş anılar ve onlara bağlı olumsuz inançlar; bunların bir tanı eşiğini geçmiş olması gerekmiyor.
EMDR anıyı unutturur mu?
Hayır. Anı hatırlanmaya devam ediyor. EMDR'nin hedefi, anının beslediği olumsuz inancın ve onunla gelen bedensel tepkinin değişmesi.
Olumsuz inanç ne demek?
Olumsuz inanç, kişinin kendisi hakkında taşıdığı ve zorlayıcı yaşantıların ardından yerleşebilen bir hüküm — "yetersizim", "suçluyum" gibi. Belirleyici özelliği gerçeklikten bağımsız çalışması. EMDR standart protokolünde olumsuz inanç, hedef anıyla birlikte saptanan resmî bir bileşen.
Buradaki "alarm sistemi" anlatımı polivagal teoriye mi dayanıyor?
Kısmen. Anlatım çerçevesi polivagal teoriden geliyor, ama sayfadaki tariflerin dayanağı o teori değil: savaş-kaç-donma tepkisi ve savunma basamakları literatürü kendi başına yerleşik bilgi. Teorinin tartışmalı yönü gövdede ayrıca belirtiliyor.
EMDR'de göz hareketi şart mı?
Deneysel çalışmalar göz hareketinin zorunlu olmadığını gösteriyor: dikey göz hareketleri de, hiç göz hareketi içermeyen zorlayıcı görevler de benzer etki üretiyor. Belirleyici olan, görevin çalışma belleğini zorlaması.
EMDR 2.0 klasik EMDR'den daha mı etkili?
Bugünkü kanıt bunu söylemeye yetmiyor. Klinik olmayan bir örneklemdeki tek deneysel karşılaştırmada iki yöntem arasında etki farkı çıkmadı; EMDR 2.0 aynı azalmayı daha az setle sağladı, yani bulgu verimlilik yönünde.
EMDR kaç seans sürer?
Bu soruya bir sayıyla cevap verilemiyor. Süre hedef alınan anı sayısına, tablonun karmaşıklığına ve sürecin seyrine göre değişiyor, ve klinik değerlendirmeyle belirleniyor.
EMDR'nin kanıtı nerede güçlü, nerede sınırlı?
En güçlü olduğu yer travma sonrası stres bozukluğu: 98 randomize kontrollü çalışmayı ve 5.567 katılımcıyı kapsayan bir ağ meta-analizi, uzun dönemli sonuçlarda en yüksek etkileri EMDR ve bilişsel işleme terapisinde buldu. Alanda oluşturulan bir çalışma grubu ise daha fazla araştırma gerektiren altı alan belirledi: çocuk ve ergenlerde TSSB, erken dönem müdahaleler, savaş kaynaklı TSSB, tek kutuplu depresyon, kronik ağrı ve maliyet-etkililik.
EMDR mi, bilişsel davranışçı terapi mi?
İkisi de travma sonrası stres bozukluğunda birinci basamak sayılıyor ve benzer sonuçlar veriyor. Alarmın iki ayrı yerine bakıyorlar: EMDR alarmın eşiğini düşüren anıları ve olumsuz inancı hedefliyor, bilişsel davranışçı terapi alarm çaldığında gündelik hayatta ne olacağını çalışıyor.
Konunun klinik çalışmadaki yeri
EMDR'nin bir danışanla nasıl yürütüldüğü EMDR terapisinin uygulandığı klinik çerçeve ve bireysel psikoterapi sayfalarında anlatılıyor.
Alarmın çalması bir arıza olarak durmuyor; sorulacak soru, neyi hâlâ tehlike saydığı.
Yazan
Berk Alaca, İstanbul Çekmeköy Taşdelen'de çalışan bir klinik psikologdur. Işık Üniversitesi Psikoloji lisansını (2015–2020) ve İstanbul Aydın Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisansını (2021–2022) tamamladı. Yetişkinler ve ergenlerle bilişsel davranışçı terapi ve EMDR yaklaşımlarıyla çalışıyor.
Kaynakça
- Shapiro, F. (1989). Efficacy of the eye movement desensitization procedure in the treatment of traumatic memories. Journal of Traumatic Stress, 2(2), 199–223. doi:10.1002/jts.2490020207
- Shapiro, F. (2014). The role of eye movement desensitization and reprocessing (EMDR) therapy in medicine: Addressing the psychological and physical symptoms stemming from adverse life experiences. The Permanente Journal, 18(1), 71–77. doi:10.7812/TPP/13-098
- Shapiro, F. (2018). Eye movement desensitization and reprocessing: Basic principles, protocols and procedures (3rd ed.). Guilford Press.
- Kozlowska, K., Walker, P., McLean, L., & Carrive, P. (2015). Fear and the defense cascade: Clinical implications and management. Harvard Review of Psychiatry, 23(4), 263–287. doi:10.1097/HRP.0000000000000065
- Mol, S. S. L., Arntz, A., Metsemakers, J. F. M., Dinant, G.-J., Vilters-van Montfort, P. A. P., & Knottnerus, J. A. (2005). Symptoms of post-traumatic stress disorder after non-traumatic events: Evidence from an open population study. British Journal of Psychiatry, 186(6), 494–499. doi:10.1192/bjp.186.6.494
- Cvetek, R. (2008). EMDR treatment of distressful experiences that fail to meet the criteria for PTSD. Journal of EMDR Practice and Research, 2(1), 2–14. doi:10.1891/1933-3196.2.1.2
- Maxfield, L., & Hyer, L. (2002). The relationship between efficacy and methodology in studies investigating EMDR treatment of PTSD. Journal of Clinical Psychology, 58(1), 23–41. doi:10.1002/jclp.1127
- Baddeley, A. D. (2012). Working memory: Theories, models, and controversies. Annual Review of Psychology, 63, 1–29. doi:10.1146/annurev-psych-120710-100422
- van den Hout, M. A., & Engelhard, I. M. (2012). How does EMDR work? Journal of Experimental Psychopathology, 3(5), 724–738. doi:10.5127/jep.028212
- Matthijssen, S. J. M. A., Brouwers, T. C., van Roozendaal, C., Vuister, T. C. M., & de Jongh, A. (2021). The effect of EMDR versus EMDR 2.0 on emotionality and vividness of aversive memories in a non-clinical sample. European Journal of Psychotraumatology, 12(1), 1956793. doi:10.1080/20008198.2021.1956793
- Matthijssen, S. J. M. A., Lee, C. W., de Roos, C., Barron, I. G., Jarero, I., Shapiro, E., Hurley, E. C., Schubert, S. J., Baptist, J., Amann, B. L., Moreno-Alcázar, A., Tesarz, J., & de Jongh, A. (2020). The current status of EMDR therapy, specific target areas and goals for the future. Journal of EMDR Practice and Research, 14(4), 241–284. doi:10.1891/EMDR-D-20-00039
- Alting van Geusau, V. V. P., de Jongh, A., Nuijs, M. D., Brouwers, T. C., Moerbeek, M., & Matthijssen, S. J. M. A. (2023). The effectiveness, efficiency, and acceptability of EMDR vs. EMDR 2.0 vs. the Flash technique in the treatment of patients with PTSD: Study protocol for the ENHANCE randomized controlled trial. Frontiers in Psychiatry, 14, 1278052. doi:10.3389/fpsyt.2023.1278052
- Yasar, A. B., Gundogmus, I., Kubilay, D., Alban Tunca, G., Uygun, E., Zat Çiftçi, Z., & Kavakcı, Ö. (2025). The effectiveness of online eye movement desensitization and reprocessing 2.0 group protocol on post-traumatic stress disorders symptoms, depression, anxiety, and stress in individuals who have experienced a traffic accident: A randomized-controlled study. Frontiers in Psychiatry, 16, 1452206. doi:10.3389/fpsyt.2025.1452206
- Yunitri, N., Chu, H., Kang, X. L., Wiratama, B. S., Lee, T.-Y., Chang, L.-F., Liu, D., Kustanti, C. Y., Chiang, K.-J., Chen, R., Tseng, P., & Chou, K.-R. (2023). Comparative effectiveness of psychotherapies in adults with posttraumatic stress disorder: A network meta-analysis of randomised controlled trials. Psychological Medicine, 53(13), 6376–6388. doi:10.1017/S0033291722003737
- de Jongh, A., de Roos, C., & El-Leithy, S. (2024). State of the science: Eye movement desensitization and reprocessing (EMDR) therapy. Journal of Traumatic Stress, 37(2), 205–216. doi:10.1002/jts.23012
- Porges, S. W. (2007). The polyvagal perspective. Biological Psychology, 74(2), 116–143. doi:10.1016/j.biopsycho.2006.06.009
- Grossman, P. (2023). Fundamental challenges and likely refutations of the five basic premises of the polyvagal theory. Biological Psychology, 180, 108589. doi:10.1016/j.biopsycho.2023.108589
- World Health Organization (2013). Guidelines for the management of conditions specifically related to stress. WHO.
- National Institute for Health and Care Excellence (2018). Post-traumatic stress disorder (NICE guideline NG116).
- International Society for Traumatic Stress Studies (2018). Posttraumatic stress disorder prevention and treatment guidelines.
Bu yazı bilgilendirme amaçlı hazırlandı ve tanı ya da tedavi yerine geçmiyor.
Son güncelleme: 29 Ağustos 2026 · İçerik sorumlusu: Klinik Psikolog Berk Alaca · İletişim: [email protected]