Ana içeriğe geç
Şema: seans süresini gösteren çizgi 50 dakikada kesiliyor, onun altındaki işleme çizgisi seans bittikten sonra da bir süre devam edip yavaşça sönüyor
· 7 dk okuma

EMDR Seansından Sonra Ne Olur?

Berk Alaca

Klinik Psikolog

EMDR & Travma

EMDR seansından sonra en sık bildirilen deneyim yorgunluk oluyor; onu canlı rüyalar, o gün çalışılan anıya bağlı başka anıların zihne gelmesi ve seansta açılan duygunun bir süre daha sürmesi izliyor. Bunlar EMDR protokolünün beklediği şeyler: standart protokolün kapanış aşamasında danışana işlemenin seans bittikten sonra da sürebileceği ve yeni malzemenin ortaya çıkabileceği söyleniyor, olanları not etmesi isteniyor. Yani seansın bitişiyle çalışmanın bitişi aynı an olmuyor.

Bu yazı sürecin klinik çerçevesini anlatıyor. Bir kişinin bir seanstan sonra ne yaşayacağı bu çerçeveden okunamıyor; o, terapistle konuşulan bir şey.

Seans bittiğinde işleme neden bitmiyor?

EMDR'de bir anı çalışılırken yalnız o anı harekete geçmiyor; o anıya bağlı bir ağ harekete geçiyor. Francine Shapiro'nun geliştirdiği modele göre zorlayıcı bir yaşantı, ona ait görüntü, duygu, beden duyumu ve inançla birlikte işlenmemiş biçimde depolanıyor, ve bugün benzer bir şey yaşandığında bu depo bütün olarak uyanıyor. Duyarsızlaştırma seansında bu depoya dokunuluyor. Dokunulan yer bir tek anı olsa da, ağdaki başka anılar da harekete geçebiliyor ve sistem seans bittikten sonra da bilgiyi yerleştirmeye devam ediyor.

Klinik çalışmada bu çerçeve biraz daha gündelik bir dille kuruluyor. Zorlayıcı yaşantılar kişide kendisi hakkında olumsuz bir inanç bırakıyor; bu inanç her hissedildiğinde alarm çalıyor. EMDR terapisinin nasıl yürüdüğü anlatılırken bu alarmı bozan anıların çalışıldığı söyleniyor. Bir anı çalışıldığında, aynı inancı taşıyan başka anıların da sıraya girmesi bu yüzden şaşırtıcı olmuyor: ağ aynı ağ.

Yeni bir anının seans sonrasında zihne gelmesi, bu çerçevede, çoğu zaman bir sonraki seansın hedefi oluyor.

Bir seansın kapanışında ne oluyor?

EMDR'nin sekiz aşamalı protokolünde yedinci aşama kapanış. Bu aşama her seansın sonunda uygulanıyor; o gün çalışılan anı tamamlanmış da olabiliyor, yarıda kalmış da.

Kapanışta terapist danışanı bugüne ve odaya geri getiriyor. Hazırlık aşamasında öğretilen sakinleştirme çalışmaları burada devreye giriyor. Ardından bilgilendirme yapılıyor: işleme seans arasında sürebilir, yeni malzeme ortaya çıkabilir, bunlar bir bozulmanın işareti sayılmaz. Danışandan seans arasında fark ettiği şeyleri not etmesi isteniyor; bu not, bir sonraki seansın başında yapılan yeniden değerlendirmenin malzemesi oluyor. Sekizinci aşama olan yeniden değerlendirme tam olarak bunu yapıyor: geçen seansta ne çalışıldı, hafta boyunca ne oldu, hedef anı nerede duruyor.

Bu yapının pratik sonucu şu: seansta yaşanan her şey seansın içinde çözümlenmek zorunda değil. Protokol, seans arasını çalışmanın bir parçası olarak tasarlamış.

Klinik çalışmada bu, her aşamanın önceden duyurulmasıyla tamamlanıyor: hayat hikâyesinin ne zaman dinleneceği, anıların ne zaman toplanacağı, duyarsızlaştırmaya ne zaman geçileceği önceden söyleniyor. Kişi bir sonraki seansta ne olacağını bilerek odadan çıkıyor.

Seanstan sonra yorgunluk neden oluyor?

Yorgunluğun mekanizması kesin olarak bilinmiyor; araştırmalar bu deneyimi sistematik biçimde ölçmemiş. Klinik olarak bilinen şu: bir duyarsızlaştırma seansında kişi zorlayıcı bir anıya odaklanıyor, o anıya ait duygu ve beden duyumu yükseliyor, sonra düşüyor. Bu iniş çıkış tek seansta birkaç kez yaşanıyor.

Alarm sistemi çerçevesiyle bakıldığında bu, alarmın seans içinde bilerek çalıştırılıp sonra yatırılması demek. Alarm çalarken beden savaşa ya da kaçmaya hazırlanıyor: nabız hızlanıyor, kaslar geriliyor. Bu hazırlığın ardından gelen gevşeme, bedende bir yorgunluk olarak hissediliyor. Yoğun bir spor ya da uzun bir ağlamanın ardından gelen yorgunluğa benzetilebiliyor.

Yorgunluğun ne kadar süreceğine dair genel bir süre verilemiyor; kişiden kişiye ve seanstan seansa değişiyor. Uzayan ya da günlük işleri aksatan bir yorgunluk terapistle konuşulan bir şey oluyor.

Rüyalar neden artıyor, zihne gelen anılar ne anlama geliyor?

Rüyaların artması ve canlanması, kapanış aşamasında sözü edilen "yeni malzeme"nin en sık biçimlerinden biri. Seansta harekete geçen ağ, uykuda da çalışmaya devam ediyor gibi görünüyor; rüyalar bazen çalışılan anıyla doğrudan ilgili, bazen ilgisiz görünen ama aynı duyguyu taşıyan içeriklerle geliyor.

Zihne gelen anılar için de aynı şey geçerli. Bir kişi seansta bir okul anısını çalışıp eve gittiğinde, aynı yetersizlik duygusunu taşıyan bir iş anısının aklına gelmesi, ağın kendini göstermesi oluyor. Bu anı not ediliyor ve bir sonraki seansta değerlendiriliyor: hedef listesine girecek mi, zaten işlenmiş bir anının uzantısı mı.

Bu deneyimler bir kötüye gidiş olarak okunmuyor; protokol bunları bekliyor ve bir sonraki seansın malzemesi sayıyor. Buna karşılık yoğunluğu artan, uykuyu sürekli bozan ya da gün içinde işlevi düşüren bir tablo, beklemeden terapiste iletiliyor. O durumda terapist duyarsızlaştırmayı yavaşlatıp stabilizasyona ağırlık verebiliyor.

Seanstan sonra duygu yoğunluğu ne kadar normal?

Seansta açılan duygunun kapanışla tamamen kapanmaması sık görülüyor. Kişi eve giderken hâlâ hüzünlü, tedirgin ya da kırılgan hissedebiliyor; seansta ağlamamış biri akşam ağlayabiliyor. Bunlar işlemenin sürmesiyle uyumlu deneyimler.

Ayrım, yoğunluk ve süre üzerinden kuruluyor. Birkaç saat ya da bir gün süren ve kendiliğinden inen bir duygu yükselmesi beklenen aralıkta. Gün geçtikçe artan, günlük işleri yapamaz hâle getiren ya da kişinin kendine zarar vermeyi düşünmesine yol açan bir tablo beklenen aralığın dışında; böyle bir durumda terapiste aynı gün ulaşılıyor. Kendine ya da başkasına zarar verme düşüncesi varsa 112 aranıyor ya da en yakın sağlık kuruluşuna gidiliyor.

Seanslar arasında hangi çalışma yürüyor?

EMDR yalnız seans içinde yürüyen bir çalışma değil. Klinik uygulamada seansın 50 dakikasının yaklaşık yarısı haftanın gözden geçirilmesine ayrılıyor: hafta içinde ne yaşandı, olumsuz inanç hangi anlarda devreye girdi, alarm nerede çaldı. Kalan yarısı EMDR'ye ayrılıyor; anılar toplanıyor ya da duyarsızlaştırma yapılıyor. Bazı seanslar yalnız EMDR'ye ayrılabiliyor.

Seans dışında da bir hat yürüyor. Hazırlık aşamasında öğretilen sakinleştirme çalışmaları duyarsızlaştırma başladıktan sonra da sürüyor. Bunun yanında kademeli davranışsal çalışmalar veriliyor: kişinin kaçındığı durumların üstüne adım adım gitmesi, en zorundan başlamadan. Bilişsel davranışçı terapi çerçevesinden gelen bu hat, alarmın günlük hayattaki çalmasını çalışıyor; EMDR ise alarmı bu hâle getiren anıları. İki hat aynı odada, aynı haftalarda yan yana yürüyor.

Bu yüzden seans sonrası deneyimler boşlukta kalmıyor. Yorgunluk, rüya, yeni anı: hepsi bir sonraki seansın ilk yarısında konuşulacak şeyler.

"Seanstan sonra daha kötü hissediyorum" ne anlama geliyor?

Duyarsızlaştırma sırasında ve hemen sonrasında rahatsızlığın geçici olarak artması, protokolün öngördüğü bir durum. Bir anı üzerinde çalışılırken onun rahatsızlık düzeyi önce yükselip sonra düşüyor; seans yarıda kaldığında kişi yüksek bir noktada odadan çıkmış olabiliyor. Kapanış aşaması bu ihtimal için var.

Ama süren bir kötüleşme farklı bir şey. Birkaç seans boyunca genel durumun düşmesi, uykunun bozulması, kaçınmanın artması terapiste iletiliyor. Bu durumda hedef anı değiştirilebiliyor, duyarsızlaştırmaya ara verilip stabilizasyona dönülebiliyor ya da hızın kişiye göre ayarlanması gerekiyor. Panik atakla EMDR çalışması anlatılırken de aynı ilke geçiyor: sürecin hızını protokol değil, kişinin taşıyabildiği belirliyor.

Kanıt ne söylüyor?

EMDR'nin travma sonrası stres bozukluğundaki etkililiği çok sayıda çalışmada gösterildi. 76 çalışmayı bir araya getiren 2020 tarihli bir meta-analiz, kontrol koşullarına karşı büyük bir etki büyüklüğü bildiriyor; aynı analiz çalışmalar arasındaki farkın yüksek olduğunu ve incelenen 27 çalışmanın yalnız dördünün düşük yanlılık riski taşıdığını da yazıyor. Yani etki gerçek görünüyor, kanıtın kalitesi ise değişken.

Seans sonrası deneyimler bu araştırmaların konusu olmamış. Yorgunluğun, rüya artışının ve yeni malzemenin ne sıklıkla görüldüğüne dair güvenilir bir sayı yok; bilinenler klinik gözleme ve protokolün kendi öngörüsüne dayanıyor. Bu yazı da o sınırın içinde kalıyor.

Sıkça sorulan sorular

EMDR seansından sonra ağlamak normal mi?

Evet. Seansta açılan duygunun seans sonrasında bir süre sürmesi ve o gün ya da ertesi gün ağlama olarak çıkması, işlemenin sürmesiyle uyumlu bir deneyim. Günler boyunca artan bir tablo ise terapiste iletiliyor.

EMDR sonrası yorgunluk kaç gün sürer?

Genel bir süre verilemiyor; kişiden kişiye ve seanstan seansa değişiyor. Çoğu zaman aynı gün ya da ertesi gün iniyor. Günlük işleri aksatacak kadar uzayan yorgunluk, bir sonraki seansı beklemeden terapistle konuşulan bir şey.

Seanstan sonra aklıma yeni anılar geliyor, bu kötüye gidiş mi?

Hayır. Kapanış aşamasında sözü edilen "yeni malzeme" tam olarak bu: çalışılan anıyla aynı ağda duran başka anıların yüzeye çıkması. Bu anılar not ediliyor ve bir sonraki seansta hedef listesine girip girmeyeceğine bakılıyor.

Seans arasında günlük tutmak şart mı?

Standart protokol bunu öneriyor; kapanış aşamasında danışana fark ettiği şeyleri not etmesi söyleniyor. Notun biçimi ve ayrıntısı terapistle konuşuluyor. Amaç, bir sonraki seansın başındaki yeniden değerlendirmeye malzeme sağlamak.

Rüyalarım arttı ve daha canlı, neden?

Seansta harekete geçen anı ağının uykuda da çalışmaya devam etmesiyle açıklanıyor. Rüyalar bazen çalışılan anıyla doğrudan ilgili, bazen aynı duyguyu taşıyan başka içeriklerle geliyor. Uykuyu sürekli bozan bir artış terapiste iletiliyor.

Bu yazıya bakarak kendi durumuna karar verilebilir mi?

Verilemez. Bu yazı EMDR protokolünün seans sonrasına dair öngörüsünü ve klinik çerçeveyi aktarıyor. Bir kişinin bir seanstan sonra yaşadığı şeyin ne anlama geldiği, o kişinin terapistiyle konuşulan bir şey.

Konunun klinik çalışmadaki yeri

EMDR'nin bu odada nasıl yürüdüğü, seansın nasıl bölündüğü ve iki hattın nasıl yan yana gittiği EMDR terapisi ve bireysel psikoterapi sayfalarında anlatılıyor. EMDR'nin sekiz aşaması ayrı bir yazının konusu.

Seans elli dakikada bitiyor; zihnin o gün başladığı işi bitirmesi kendi zamanını alıyor.

Yazan

Berk Alaca, İstanbul Çekmeköy Taşdelen'de çalışan bir klinik psikologdur. Işık Üniversitesi Psikoloji lisansını (2015–2020) ve İstanbul Aydın Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisansını (2021–2022) tamamladı. Yetişkinlerle bilişsel davranışçı terapi ve EMDR yaklaşımlarıyla çalışıyor.

Kaynakça

  • Shapiro, F. (2018). Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) Therapy: Basic Principles, Protocols, and Procedures (3rd ed.). Guilford Press.
  • EMDR International Association. Experiencing EMDR Therapy. emdria.org/about-emdr-therapy/experiencing-emdr-therapy/ (erişim: 9 Eylül 2026).
  • Cuijpers, P., van Veen, S. C., Sijbrandij, M., Yoder, W., & Cristea, I. A. (2020). Eye movement desensitization and reprocessing for mental health problems: A systematic review and meta-analysis. Cognitive Behaviour Therapy, 49(3), 165–180.

Bu yazı bilgilendirme amaçlı hazırlandı ve tanı ya da tedavi yerine geçmiyor.

Son güncelleme: Eylül 2026 · İçerik sorumlusu: Klinik Psikolog Berk Alaca · İletişim: [email protected]